Forest Lawn ve Neverland’e Ziyaretim

19 Ocak 2013 in Genel

Merhaba Arkadaslar,

Gecen ay Kaliforniya’da seyahatteydim ve Michael’la ozdes yerleri de ziyaret ettim. Belki ilginizi ceker diye tuttugum gunlukten bazi bolumleri buraya aktariyorum. Cektigim resimleri (mezarin icinden vs) bir turlu yukleyemiyorum ama. Ona da bir care bulmaya calisacagim.

 

25/12/2012, Sali,Beverly Hills,CA

Bu sabah hazirlanirken, Michael’la gercekten yuzyuze gelip, konusacakmisim gibi telasliydim. Surdugum deodoranti begenmedim, yikadim durdum, baska kokular denedim. Kiyafetimin mukemmel olmasini istedim. Layla uyutmadigi icin yetersiz uykudan ve ilerleyen yastan dolayi yuz altimdaki lekeleri ve derin cizgileri makyajla yok edememeyi dert ettim.

 

Bugun Noel oldugu ve her yer kapali oldugu icin onceden almak istedigim ayciceklerini alamadim (Michael’in en sevdigi cicekler). Forest Lawn mezarligi girisinde cicekciden bir buket aycicegini andiran cicekler bulabildim neyseki. Michael’in bulundugu Holy Terrace binasinin girisindeki guvenlik gorevlisi bu bolumun sahsa ozel oldugunu, iceri girmenin yasak oldugunu ve ancak disaridan ziyaret edilebilecegini soyledi. Zira terasin onu Michael icin cicek ve mektuplara yer veriyor. Buraya birakilmis cicek ve notlar dahi o andan gozyaslarina bogulmama sebep oldu. Holy Terrace’in kapisindan sessizce duran bir hayranin gitmesini bekledim cunku orada Michael’la yalniz olmak istiyordum. Siram gelince ve kapinin onunde durance gozyaslarim sele donustu. Michael’a selam verdim ve her nedense gec kaldigim icin ondan ozur diledim. Sonra Agustos 2009’dan beri ona yazdigim mektubu (sayfalarca) yuksek sesle (tabii ne yazik ki gozyaslari icinde ve maskaram akarak) okudum. Arkamda da ortayasin ustunde bir hayran bayan dusuncelere dalmis bekliyordu. Mektubumu bitirip, cicegimi ve mektubumu kapiya asmama ragmen bir turlu orada ayrilamadim. Elimi ve yuzumu kapiya dayayip aglarken bir andan iceriden biri kapiyi acti ve girebilecegimi soyledi! Sansima inanamadim. Bir ruya sanki. Bu ozel ve girilmesi yasak yere girebildim.

 

Uzun ve soguk bir koridorun sonunda, renkli vitray camlar altinda Michael’in mezari tam karsimdaydi. Posta ile gonderilmis ve mezarlik calisanlari tarafindan buraya yerlestirilmis cicekler, celenk ve yilbasi agaci vardi. Ben de cicegimi ve mektubumu buraya biraktim. Iste bu hayatimdan Michael’a en cok (2-3 metre) yaklasabildigim zaman oldu. O soguk, ona hic yakismayan beyaz mermer tasin icindeyken.

 

Michael’a burasi yakismiyor. Dinlenme yeri bu soguk, karanlik, tas olmamali. Doga icinde, toprakla birebir, sicak gunesin altinda, insanlar icinde, isiklar ve sevgi icinde olmali…Ruhuna bir Fatiha okudum. Michael’la Layla’yi tanistirdim ve en sonunda ona veda etmek zorunda kaldim gozyaslariyla, sonraki hayatta gorusmek duasiyla.

 

Cikista ayni ortaysli bayan, yine dusuncelere dalmis, kederle oturuyordu. Bana iceri nasil girmeyi basardigimi ve icerideki ciceklerin miktarini sordu.

 

Surreal bir deneyimdi. Sanki hic yasanmamis gibi. 

Bir sonraki duragimizEncino’daki Hayvenhurst Avenueoldu, yani Michael’in Neverland’e tasinmadan once ailesiyle yasadigi ve buyudugu ev. Bu ev su anda tadilatta. Ailenin buraya geri tasinip tasinmayacagi belli degil. Tabii demir kapilardan iceriyi gormek mumkun degildi ancak kapidaki guvenlik gorevlisi Tarek ile sohbete daldik ve bana Michael’la olan anilarini anlatti. 2008’de bodyguardlarindan biri olmus. Ozellikle Michael Las Vegas’ta yasarken. Michael ona ilk elini uzatip, “Merhaba ben Michael Jackson” deyince, erkek olarak bile dizlerimin titremis olmasina inanamamistim dedi. Tarek size nasil hitap etmeliyim diye sormus. O da genelde Mr.Jacksondiyorlar ama ailem Mike der demis.

 

Cevabini bildigi sorular sorar, sonra bu dogru veya yanlis cevapti dermis, yani etrafindakileri test edermis. Hep uyanik, hep 10 adim ileride oldugu icin, etrafindaki herkesin de oyle olmasini istermis. Tarek, cok sakaciydi ama is soz konusu olunca cok ciddi ve konsante idi, provalari bile gunde 12 saat surerdi dedi. Ondan genc danscilar daha cabuk yoruluyordu dedi. Ilk provalara Grand Western Forum’da baslamislar, Staples Center’a gecmeden once. Bu donemde bircok dansci geri gonderilmis cunku calisma temposuna ayak uyduramamislar. Michael herkese “tama simdi bir mola verin” dediginde bile kendisi calismaya devam edermis.

 

Akli hic durmuyordu, danismanlari ona dinlen deseler bile o surekli dusunuyor ve calisiyordu, saglikliydi ama yeteri kadar dinlenmiyordu dedi. Tarek, benim gorebildigim kadariyla hasta degildi, onu gomleksiz gordum, o yasta bile six pack’I vardi dedi. La Toya Tarek’e demis ki, Moonwalk’a calisirken dahi gunde 2 saat tap dans provasi yapardi.

 

Hayvenhurst’te bir gun kapiya Michael sisma beyaz bir adam kostumu icinde gelmis, iceri girebilir miyim demis. Guvenlikciler kim oldugunu cikaramamislar. O da randevum var demis Michael oldugunu caktirmadan ama “I had an appointment” darkenIndianaaksanini saklayamamis. Las Vegas’ta da bir gun bir magazaya gittiginde elinde gazette okuyarak yani yuzunu saklayarak dolasmis. Guvenlik gorevlileri tabii fark ettirmeden etrafindalarmis. $1200’lik alisveris  yapmis, kasaya da bir tomar parayi cebinden cikarip “Bu yeter herhalde” deyip vermis.Paraustune guvenlikcilere kasa calisani verirken bu kimdi diye sormus. O MJ’di deyinceye kadar Michael arabaya binmis tabii. Kasa calisani hemen anons etmis, MJ buradaydi diye, magazadaki herkes firlamis disari. Bazen de yine kilik degistirme taktigiyle onu tekerlekli sandalyede iterlermis.

 

Tarek’le bu konusmamiz ardinda evin bahce kapisini benim icin acti ve Michael’in Paris’e hediye ettigiKenyaisimli kopegi bizi karsiladi.Kenyadunyalar guzeli, arkadas canlisi, sevgi dolu bir kopek. Bana kostu, ustume atladi, kucakladi. Bu beni inanilmaz mutlu etti. Michael’in ruhunu hissettim sevgi dolu. Michael’in dostu, onu tanimis bir kopek beni boyle karsiladi. Onu sevdim, onunla konustum, kucaklastim. Michael’la tanismis, konusmus kadar oldumKenyasayesinde. Ve sansima inanamadim.

 

Katherine Jackson ve Prince arada bir geliyorlarmis bu eve ama simdilik Calabasas’ta yasiyorlar. Ne yazik ki Katherine Jackson ev icinde hayvan istemedigi icinKenyave Paris’in kedilerini iscilerle bu evde birakmis. Inanilmaz uzuldum. Tarek’e Kenya’nin Paris’I ozluyor oldugu tahmin ettigimi soyledim, o da kedilerin Paris’I daha da cok ozledigini soyledi. Daha once evde hayvanlarin Michael sayesinde barindigini soyledi. Tarek’e bir daha Katherine Jackson’I gordugunden Turkiye ve Londra’dan sevgilerimizi gonderdigimizi soylemesini istedim.

 

27/12/2012, Persembe,Santa Barbara,CA

11-12 yaslarimdan beri atlasta haritadan bu bolgeleri, daglari, yollari inceler, Neverland’in tam olarak nerede oldugunu kestimeye calisirdim. Yillarca buraya gelmeyi hayal ettim, denedim. Bugune kismet oldu.

 

Santa Ynez daglarini tirmandikca, doganin essiz ve huzurlu guzelligi karsisinda, bircok duyguyu ayni anda hissettim. Doganin guzelligi karsisinda agzim acik kalirken, Michael’in neden boyle bir yerde yasamayi sectigini cok iyi anladim. Tum karmasa, cirkinlik, her turlu kirlilikten uzak bir cennet bu daglar ve vadi. Huzurun yaninda sanki Michael’in konserine gidiyormusum gibi kalbim pit pit atiyordu, agzim kuruyordu.

 

Neverland’in kontrolunu su anda elinde tutan private equity sirketinin burada hicbir sey birakmadigini biliyordum. Ama yine de buraya gelip, ayak basmasaydim cok pisman olurdum. Elbette ciftlige girmek mumkun degil. Alan cok genis olsa da etrafi tellerle sarili. Aslinda planim bu tellerden atlayip iceri girmekti ama Fahim guvenlik gorevlilerinin beni tutuklayacaklarini soyledi.

 

Neverland’in ana girisinde Michael’in gunlerinden hicbir sey birakmamislar. Kapiya gelip giden merakli arabalar ve kisiler var. Giristen evi gormek asla mumkun degil. Giristeki taslarin ve kapinin ustune daha hayranlar isimlerini ve duygularini kazimislar. Biri cam agaci gondermis, altina da yilbasi karti. Fahim bana bir kalem verdi, ben de kapiya ucumuzun adini yazdim, tarih attim ve onu her zaman sevdigimizi yazdim.

 

Kapinin obur yaninda birkac araba vardi. Bir anda sarisin, buz mavi gozlu bir adam belirdi ve arabamizi cimlerin uzerine park etmememizi hafif kaba bir tonal soyledi. Kesinlikle bir guvenlik gorevlisi gibi degildi. Tahminimce private equity sirketinin calisanlarindan biriydi. Encino’da tanistigim Tarek’le yakindan uzaktan benzerligi yoktu. Yine de pisman olmamak icin iceri girmenin mumkun olup olmadigini sordum. O da burasi halka acik degil, dedi, kesip atti. Biz de mecburen geri yola koyulduk. Bu sirada ciftligin icinde oylece outran yabani bir kedi gorduk. Bizi gorunce ziplaya ziplaya uzaklasti, sonra durdu bizi izledi. Burasi tam cennetten bir parka. Michael’in huzur ve mutluluk icin burayi secmis olmasina hic sasirmadim. Ama ne Michael Forest Lawn’da o soguk mermerin icinde yatmayi, ne de Neverland o eski gunlerinden koparilmayi, Michael’in hayranlarindan uzaklastirilmayi hak ediyor.

 

Sonraki duragimiz Solvang’e giderken, Neverland’in bagli oldugu Los Olivos kasabasinin icinden gectik. Burada ve aslinda tum Santa Barbarba bolgesinde tek bir siyahi gormedim.Meksikalilar var ama ozellikle Santa Ynez Vadisi ve Los Olivos’ta sadece beyazlar hatta yer yer Red Neckler var. Michael’in burada son yillarda zorluk cektigi kadar var.

 

Bu guzelim vadide uzum baglari yaygin, sarap yetistiriliyor. Buradaki yerlesimleri gordukce, buralarda yasayanlari yani Michael’in komsularini cok kiskandim. Isteyen Michael’I kolayca gorup, onunla tanisabilirdi.

 

Solvang ise Danimarka gocmenlerinin yerlesmis oldugu cok sirin ve guzel bir kasaba. Burada gerceginden cok daha tatli ve hos bir Danimarka yaratmislar. Michael’in da buralara (yani evine yakin yerlere) geldigini, ayni yollardan cok kereler gectigini dusundum durdum. Bir anda gozyaslarina boguldum yine. Mutluluk gozyaslari ilk olarak. Inanilmaz mutluyum, sansliyim cok. Huzun gozyaslari karisti sonra biraz. Buraya gelmekte bu kadar gecikmeseydim…

Santa Barbara’yi ve ozellikle Santa Ynez daglari ve vadisini cok begendim. Insanlarin neden burada emekli olarak yasamak istediklerini ve huzur ve mutluluk bulmak icin Michael’in burayi secmis olmasini kolay anliyorum.

 

Ama burasi Michael’a hem mutluluk, hem yalnizlik ve son donemde cok buyuk acilar verdi. O donemin redneck savcisi onu kafaya takti. Zengin bir zenci olarak burada yeri olamazdi. Bir yandan da burada yasayan beyazlardan olusan juri onu akladi. Ama is isten gecmisti. Ruhta buyuk yaralar acilmisti. Bu masalimsi sehir ve dogada buyuk bir trajedi yasandi.

 

Santa Ynez’deyken sanki bu yollari, daglari, dogayi daha once gormus, biliyor gibiydim. Hic yabanci hissetmedim. Cok garip. Hep o hayattayken gelebilseydim diye dusunup duruyorum. Pismanlik hissediyorum. Ama parasizken, internet, ulasim bu kadar gelismemisken daha zordu. Hep onu geri getirmeye calisiyorum. Bundan vazgecmeliyim. Gecmis gecmiste kaldi. Bunu kabullenmeliyim. O simdi Yaratan’in yaninda guvende, dinleniyor. Huzur icinde insallah. Ama Yaratan’a sonsuz kere sukur. Boylece hayatta tum isteklerimi gerceklestirdim. Artik omrumun geri kalanini tamamen Layla’ya ve Fahim’e adali. Yaratan baskalarina da nasip etsin insallah.

 

Sadece bu konuda birsey daha ekleyecegim. /Boyle onemli ve meshur birinin yasadigiSanta Barbarasehrinde, Michael Jackson’a dair hicbir sey. Ismi hicbir yerde gecmiyor. Hicbir yerde resmi yok. Neverland’den bile izini silmisler. Irkciligin ve kiskancligin sadece gorunurde ustunluk kurusu. Kalplerden ve akildan sevgi ve gercegi silmek mumkun degil.

6 responses to Forest Lawn ve Neverland’e Ziyaretim

  1. çok güzel bir yazı olmuş paylaştığınız için çok teşekkürler. okurken gözyaşlarımı tutamadım,çok duygulandım. Allah bizlere de nasip eder inşallah, çok şanslısınız.

  2. çok etkilendim. çok duygulandım, çok sevindim, çok ağladım. karmakarışığım şimdi. tek düşünebildiğim keşke yerinde olabilseydim. çok şanslısın. bu güzel anları bizimle paylaştığınız için çok teşekkür ederim. aklımdan kadarçok şey geçiyor ama kelimelere dökemiyorum…..

  3. okurken gerçekten bende çok duygulandımm güzel bir izlenimm yaşamışsınız ..bu deneyimi bizlerle paylaştığnız için çok teşekkür ediyorumm bende..

  4. Gerçekten çok çok çok şanslısınız …

  5. Sıkılmadan yavaş yavaş ve sindire sindire okudum, Karma karışık duygular .Bu deneyimini bizle paylaştığın için çok teşekkür ediyorum ..

Leave a reply

You must be logged in to post a comment.